Neden PV?

Ben paramı güneşe ve güneş enerjisine yatırırdım. Ne büyük bir enerji kaynağı! Umarım bunu ele almak için petrol ve kömürün tükenmesini beklemeyiz. Keşke daha çok zamanım kalmış olsaydı.

—Thomas Edison

Oldukça açıktır ki Türkiye yıllık 1500 kWh/m2 ı aşan verimli güneş radyasyonu, yıllık 2.640 saatlik güneşlenme süresi ve kümülatif 380 milyar kWh solar kapasitesi ile muazzam bir potansiyele sahiptir. Ekonomik gelişmelere ve nüfus artışına bağlı olarak Türkiye’de kayıtlı elektrik tüketimi her yıl %6.3 artmaktadır.

Türkiye’de elektrik kaynaklarının %25i halihazırda yenilenebilir enerjilerden sağlanmaktadır. Ancak kullanılan bu hidro enerji, yağmur & su kıtlığına ve dolayısıyla komşu ülkelerle siyasi gerginliklere neden olmaktadır.

Türkiye’de, 2012 yılında 230TWh elektrik tüketimi olmuştur. Buna yaklaşık 60 milyar $’lık 4.5 TWh elektrik ithalatı da dahildir.

2014 yılında, kış ve bahar aylarında beklenenden az yağmur yağması, hidroelektrik santrallerinin Türkiye’nin elektriğinin dörtte birini üretmesi hedefinin karşılanamamasına yol açmış, bu nedenle de elektrik ithalatı artmıştır.

Ocak 2014’te Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 63’ü, doğalgaz ve kömür gibi ithal edilen enerji kaynaklarından yapılmıştır – “fosil enerji” çok fazla miktarda karbonmonoksit çıkışına neden olmaktadır. Üstelik aynı ay içerisinde, Türkiye 604.9 milyon kWh elektrik ithal etmek zorunda kalmıştır.

Türkiye’nin mevcut cari açığının %100'ü enerji ithalatından kaynaklanmaktadır. 2030 yılına kadar 20 nükleer santral kurmak için yeni bir girişim söz konusudur. Ancak radyoaktif atıkların yokedilmesi ve bu yoketme maliyetleri, cevaplanması gereken önemli sorulardır. Türkiye bir çıkış yolu bulmak zorundadır, kendi enerjisi için başkalarına bağımlı olmaktan kurtulmanın bir yolunu bulmalıdır. Bizce GTC’de cevap açıktır. Güneş ve rüzgar, sahip olduğumuz tükenmez, sürdürülebilir ve kolay ulaşılabilir enerji biçimleridir.